![]() |
| İnternette yatırım fonu platformu: FORS
projesi
Türkiye’de takvimler 1996 yılını gösterirken, İnternet üzerinde bir yatırım
platformu oluşturma fikri, birçok kişiye oldukça yabancı gelirdi herhalde.
İnternet kullanımının bugün bile istenen düzeyin çok altında olduğu düşünülürse,
Datascope’un daha o zamanlar böyle bir işe başlamasının gerçekten cesaret
ve ileri görüşlülük gerektirdiği ortaya çıkıyor. ‘İlk’ ve ‘tek’leri sunan şirket Hizmetlerini, borsa yatırımcılarının karşılaştığı en önemli meseleler olan; piyasalar ve yatırım araçları bilgilerini elde edebilme, analizler yapabilme ve alım-satım işlemlerini gerçekleştirebilme alanlarında yoğunlaştıran Datascope’un kurulduğu günden beri gerçekleştirdiği projeleri mercek altına aldığımızda, oldukça hızlı bir gelişim süreci yaşandığını görüyoruz. Datascope’un kurulduğu yıl Türkiye’nin ilk finansal web sitesini kullanıma sunduğunu, 1998 yılında da ülkemizin ilk ve tek (fat-client) Yatırım Platformu olan INVEScope’un ilk versiyonu piyasaya sürdüğünü söylersek, hızlı gelişim tanımlaması daha iyi anlaşılabilir. Datascope 2000 yılında da bireysel yatırımcıların, profesyonellerin, kurumların ve medya kuruluşlarının yatırım fonları ile ilgili tarafsız, güvenilir ve ayrıntılı bilgi, analiz ve yorumları içeren Fonmarket.com web sitesi hizmete açarak, yeniliklerini sürdürdü. Bireysel ve kurumsal yatırımcılar Datascope A.Ş.’nin misyonu; borsa yatırımcılarının talep ve ihtiyaçlarını tek bir platformda sunan ürünler oluşturarak, müşterilerine mümkün olan en iyi hizmeti sunmak, gerek yurt içinde gerek uluslar arası arenada kurduğu iş ortaklıkları aracılığı ile sürekli geliştirilen ve yenilenen ürünlerini geniş bir yatırımcı kitlesine ulaştırabilmek ve yaşam değerinin yükseltilmesinde önemli bir rol üstlenen finans sektörünün gelişimine katkıda bulunmak olarak sıralanıyor. Bu son derece anlamlı misyonu yerine getirebilmek için birbirinden işlevsel ürünler sunan şirket, ürünlerini iki grupta kullanıcılara sunuyor. Datascope’un bireysel kullanıcılara yönelik ürünleri; “INVEScope Yatırım Platformu” “Fonmarket web sayfası” ve eğitim amaçlı finans oyunu “Spekülatör”. Bu ürünler, yatırım kararlarının alınmasına yardımcı olacak bilgi ve araçlara kolayca ulaşılmasını sağlıyorlar. Kurumsal kullanıcılar için dizayn edilen ürünler olan INVEScope TS ve FORS ise sağlıklı yatırım kararlarının alınmasında önemli bir rol oynuyorlar. FORS Yatırım fonlarının tek hesaptan alınıp satılabilmesi amacıyla oluşturulan, alt yapısı fon süpermarketleri prensibine dayanan bir proje. Bu proje; Fon kurucularının
Sistemlerine uygun önyüz ve operasyon alt yapısından hemen yararlanabilmelerini sağlıyor. INVEScope ile doğru yatırım 1998’de piyasaya sürülen INVEScope, para ve sermaye piyasalarına hızlı ve kolay erişim sağlayan Türkiye’nin ilk ve tek yatırım platformu olma özelliğini taşıyor. Yatırımcıların ihtiyaç duyduğu piyasa bilgileri, karar vermeye yardımcı araçlar, performans analizleri ve alım-satım işlemlerini tek bir platformda toplama amacı ile piyasaya sunulan INVEScope, İnternet aracılığıyla veri aktarımı sağlayan hisse senedinin yanında; bono, fon, tahvil, döviz gibi alternatif piyasaları ve NASDAQ, DOW Jones gibi yurt dışı piyasaları takip edebileceğiniz bir program olarak tanımlanıyor. Programda yer alan INVESişlem modülü ile on-line alım satım yapılabiliyor. Verdiğiniz emirler aracı kuruma elektronik olarak iletiliyor ve gerçekleşme aşamaları adım adım izlenebiliyor. INVESanlık sayesinde portföyünüzdeki veya kendi oluşturduğunuz takip listelerindeki enstrümanları (hisse senedi, döviz, fon vb.) o anki fiyatlarına göre ve hatta seans içi grafik olarak izleme olanağına sahip oluyorsunuz. INVEShaber’de listeden kendi seçtiğiniz bir veya birkaç haber kaynağından birden ve yine kendi seçeceğiniz haber başlığı kategorilerine göre haberleri takip edebiliyorsunuz. Portföyünüzün ayrıntılı bir raporunu INVESrapor sayesinde karşılaştırmalı olarak (TL, dolar) alabiliyor ve isterseniz yazıcıya aktarabiliyorsunuz. En son şirket bilançolarına göre, INVESanalist’i kullanarak borsadaki herhangi bir şirketin temel analizini yapabiliyorsunuz. Bütün bunları yaparken, ihtiyaç duyduğunuzda on-line destek hattından yararlanmanız da mümkün. Fonmarket.com’un hedefi Bireysel yatırımcıların, profesyonellerin, kurumların ve medya kuruluşlarının; yatırım fonları ile ilgili her türlü tarafsız, güvenilir ve ayrıntılı bilgi analiz ve yorumlarının bulunduğu ve çok çeşitli banka ve aracı kurumun çıkartmış olduğu yatırım fonlarının tek bir yerden alım-satımının yapılmasına imkan veren teknolojileri geliştiren bir web sitesi olan fonmarket ise www.fonmarket.com adresinde hizmet veriyor. Datascope yöneticileri, FonMarket’in ana hedefini şöyle açıklıyorlar. “Yatırımcıları bilgilendirerek harekete geçirip, atıl fon yönetimi kapasitesinin azami düzeyde kullandırılması.” Datascope’da eğitim de unutulmamış. Eğitim amaçlı bir finans oyunu olan Spekülatör, sanal bir ortamda kullanıcıları borsa, yatırım araçları ve yatırım kararları konusunda bilgilendirirken, aynı zamanda eğlendirmeyi de amaçlıyor. Üç boyutlu olan bu oyun, ailenin tüm bireylerinin ilgisini çekecek şekilde tasarlanmış. Kurumsal çözümler iş başında Datascope’un kurumsal müşterilerine yönelik ürünlerinden biri olan FORS, yatırım fonlarının tek hesaptan alınıp satılabilmesi amacıyla oluşturulan ve alt yapısı fon süpermarketleri prensibine dayanan bir proje. Bu projeyle ilgili daha detaylı bilgileri ve sağlanan faydaları ilerleyen sayfalarımızda bulabilirsiniz. INVEScope TS ise sermaye piyasalarında işlem yetkisi bulunan kurumlar için dizayn edilmiş, on-line alım satım becerisi kazandıran, sahip olduğu potansiyel borsa yatırımcısından oluşan geniş veri tabanını, profesyonel CRM departmanı yardımıyla bu kurumlara yönlendiren bir kurumsal çözüm olarak tanımlanıyor. Datascope Bilgi ve İletişim A.Ş., ürünleri ile yaratmış olduğu değerleri arttırmak, sürekli kılmak, geniş bir platforma yaymak ve giderek büyüyen bir yatırımcı kitlesine ulaşabilmek amacıyla gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında, konularında lider pek çok şirketle çeşitli alanlarda iş ortaklıkları kurarak, değer yaratan ortaklık girişimlerini sürdürüyor. Datascope’un “en iyi teknolojik desteği sağlayan kurum” olarak tanımladığı Microsoft ile olan iş birliğinin yarattığı değeri ise Datascope ve Microsoft yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz röportaj en iyi şekilde anlatıyor. |
![]() |
| 2002 büyüme yılı olacak
Datascope ve sunduğu hizmetler hakkında Datascope Bilgi İletişim A.Ş. Genel Müdürü Nüzhet Atabek, Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Metin Balcı ve Ürün Yöneticisi Burç San’dan bilgi aldık. Microsoft teknolojileriyle hayata geçirilen bu projenin teknik özelliklerini ise Microsoft Türkiye Finans Sektörü Müşteri Yöneticisi S. Alper Mestçi anlattı. Datascope’un sunduğu hizmetler ve bu hizmetlerden yararlanan yatırımcıların sayısı sürekli artıyor. 1996 yılında hayata geçirilen projenin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Nüzhet Atabek: Datascope, Türkiye’de İnternetin yalnızca üniversitelerde kullanıldığı bir dönemde kuruldu. Ülkemizin finansal konularda bilgi veren ilk web sitesini kurmuş olmanın aslında fazlaca bir özelliği yok, nasıl olsa bir gün birisi bu hizmeti verecekti. Zaten biz web sitemizi oluştururken, bu çalışmanın yeterli olmayacağını, kısa bir süre sonra birçok girişimcinin bu tür siteler aracılığıyla finansal bilgileri sunmaya başlayacağını göz önünde bulundurduk. Dolayısıyla farklı bir ürün meydana getirmemiz gerektiği düşüncesinden hareketle INVEScope’u çıkardık. Bu ürün, bir web tarayıcı gibi hareket etmekle beraber, aynı zamanda bilgiyi işleyen, depolayabilen off-line olarak da çalışabilen, iş görebilen bir finansal platform olarak tanımlanabilir. Herhangi bir yatırım sürecinde; bilgi edinmek, veriyi analiz etmek, işlem yapmak ve işlemin doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etmek başlıkları altında toplayabileceğimiz dört kriter vardır. Biz bu dört ana başlığı INVEScope içerisinde bütünleştirmek üzere yola çıktık. INVEScope yatırımcıları bilgilendirdi, çeşitli yatırım araçlarını analiz etmelerine imkan sağladı. Önceleri işlem yapma imkanı sunulmadığı halde, 2000 yılının ortalarında bu imkan da sağlandı. Neticede çok yüksek bir penetrasyon süreci yaşandı. Bugün Türkiye’de finansla ilgilenen İnternet kullanıcılarının hemen hepsi INVEScope’dan haberdar. Bu arada aracı kurumlara da “Sizin için bir platform oluşturduk. Sadece bir adaptör kurarak bizim platformumuza erişebilir ve istediğiniz müşteri kitlesine hizmet verebilirsiniz” mesajını ulaştırdık. Dolayısıyla Datascope, bir on-line finansal web sitesinden çok, bir platform haline geldi. Ancak bu süreç, geçen seneki krizle yatırımların azalması, aracı kurumların nakit tasarrufuna yönelmeleri, borsadaki işlem hacminin azalması gibi nedenlerle biraz yavaşladı. Ama biz 2002’nin bir toparlanma yılı olacağına inanıyoruz. Yatırım fonu müşterilerini hedef alan fonmarket ürünümüzü ise Aralık 2000’de lanse ettik. Bizden önce bu işe başlayarak, karşılaştırmalı veriler vb. hizmetler sunanlar vardı. Bizim buradaki stratejimiz, yine ön yüzde bir platform oluşturmak olarak belirlendi. Fakat ön taraftaki platformu her ne kadar oluştursak da kullanıcıların sadece belirli aracı kurumların fonlarını alıp-satabildiklerini gördük. Dolayısıyla alım-satımda yetersiz kalındığını saptadık. Bir başka deyişle, ben fon almak istediğim zaman hangi aracı kurumda hesabım varsa o aracı kurumun sunduğu fonlarla sınırlı sayıda bir seçeneğim oluyor. Ya da diğer aracı kurumlarda da hesap açtırmam gerekiyor. Dolayısıyla Türkiye’de kimse bunu yapmadığı için bu piyasa sınırlı kaldı. Fon çok iyi yönetiliyor olsa bile iyi dağıtılamadı, büyütülemedi. Kötü yönetildiğinde ise nasıl olsa başka bir yere gidilemeyeceği için mevcut olan alındı, iki puan için diğer tarafta hesap açılmadı. Halbuki bu akışkanlığı sağlayabilirsek, pekala herkes istediği fonu satabilir hale gelecek. Bu nedenle biz başından beri fonmarket gibi bir platformun yanına B2B gibi bir platform koymak gerektiğini planlamıştık. Ancak, fonmarket ve süpermarket konseptlerini anlatmadan, arka tarafta böyle bir platform oluşturmanın bir anlam ifade etmeyeceğini düşündük. Fonmarket herhangi bir bilgi alabileceğiniz bir alışveriş merkezidir, süpermarket değildir. Mesela Akmerkez’e gittiğiniz zaman birçok farklı mağazadan alışveriş yapar ve alışverişlerinizin bedellerini de o mağazalara ödersiniz. Oysa süpermarkette tek kasada ödeme yapılır. Dolayısıyla biz hem bir alışveriş merkezinden hem de bir süpermarketten söz ediyoruz. B2B’de dileyen fon kurucusu fors lisansı alarak kendi fonunu sattırabilecek. Burada teknolojik sıkıntıyı envanter yönetimini, lojistik işleri, mesajlaşmaların yükünü fon kurucularından ve fon satıcılarından almak istiyoruz. Bunun yanında fonmarket vasıtasıyla fon satıcılarına bilgi desteği veriyor, müşterilerine karşılaştırmalı bilgiler sunabilmelerini sağlıyoruz. Arka yüzde lojistik, ön yüzde bilgilendirici platform olunca, bunun için teknolojik desteğe ihtiyaç duyuluyor. Biz de bu desteği en iyi şekilde sağlayan bir kurumla, Microsoft ile görüştük ve onların BizTalk adlı ürününü kullanmaya başladık. BizTalk projeye neler kazandırıyor? Alper Mestçi: Datascope’un iş planını gördüğümüzde çok etkilendik. Bu iş planı sanki BizTalk’u kullanmak için oluşturulmuştu. Çünkü BizTalk tam bir uygulama entegrasyon çözümü. Bu projede de müşterimiz ve iş ortağımız Datascope entegrasyonu sağlamak için bu ürünü kullanıyor, bu ürün çift yönlü olarak iki veya daha da fazla firmanın çağrı sistemlerinin birbirleriyle anlaşmasını, bilgi alışverişi yapmasını, bunun sayesinde de bu örnekte fon alım-satımı var, bunun gerçekleşmesini mümkün kılıyor. fonmarket.com projesine neden ihtiyaç duydunuz? Bu projeye ne zaman, hangi hedeflerle başladınız? Proje ne kadar sürede tamamlandı? Atabek: Bu proje bizim grubun kurulduğu dönemlerden beri vardı aslında ama biz hisse senedi piyasasında belirli bir noktaya geldikten sonra fonmarket konseptini ortaya attık. Fonların başkaları tarafından alınıp satılması fikri bizim fikrimiz değil. Bu fikir daha İnternet yokken, on-onbeş yıl önce Amerika’da ortaya atılmış. Konsept olarak son derece doğru bir konsept, üstelik bizim bireysel tasarrufçu ve aracı kurumlardan oluşan müşteri kitlemizle de örtüşüyor. Dolayısıyla benzer teknolojilerden ve benzer müşterilerden söz ediyoruz. Fonmarkette; fonu kurma, fonu yönetme ve fonu satma olmak üzere üç fonksiyon bulunuyor. Türkiye’de fonu kuran da yöneten de satan da aynı firma. Daha doğrusu şimdi fonu kuran, yöneten aynı da satan kardeş kuruluş. Dolayısıyla biz istediğimiz kadar insanları motive etmeye çalışsak -böyle bir ürün var biz bunların fonlarını satalım- desek dahi konjonktür buna izin vermezdi. Fakat bugün çok büyük bir atıl kapasiteden söz ediyoruz. Üretilmiş yüz tane fon olduğu, aracı kurumlar bu yüz fonun üretim masraflarına katıldığı halde ancak otuz fon satılabilmiş. Fonmarket’in ortaya çıkma sebebi şu; insanlar iyi bir fonu almak isteseler de alamıyorlar veya öbürüne çok kolay geçemiyorlar, geçemeyince de o piyasada çok fazla durmamayı tercih ediyorlar. Veya bir firmanın iki fonu var da biri yüzde yüz dolu, diğeri yüzde on dolu, ertesi ay bakıyorsunuz o boşalmış diğeri dolmuş. Böyle garip bir denge var. Oysa bu piyasaya daha fazla kaynağın gelmesi, akışkanlığın sağlanması gerekiyor. Bunun yolu da fonları bir süpermarketler aracılığıyla satmaktan ve süpermarketleri yatırımcıların kolayca erişebileceği noktalara koymaktan geçiyor. Bu konseptler ülkemizde yavaş yavaş gelişiyor. Önümüzdeki dönemde emeklilik fonlarının da devreye girmesiyle bankacılık sektöründe de fon yönetimi önem kazanacak. Dolayısıyla bu alanda büyük bir potansiyel var ve biz de buna uygun hareket ediyoruz. Mestçi: Microsoft olarak geçtiğimiz dönemlerde sağlanan büyük boyutlu karların, artık erişilemez hale geleceğine, insanların yatırımları yaparken çok daha bilinçli davranıp, çok daha verimli mekanizmalar kurmak zorunda kalacaklarına inanıyoruz. Dolayısıyla bu ürün, aslında enterasan bir misyona da sahip. Biliyorsunuz, bankalar kendi fonlarını kuruyorlar ve bu fonlar operasyondaki karlılık açısından önceliğe de sahip değil. Bizler de müşteri olarak istediğimiz özelliklere sahip fonlara ulaşmamız mümkün olmadığı için gidip çalıştığımız bankanın oluşturduğu fonlardan alıyoruz. Oysa şimdi böyle bir ortam oluşturulduğu zaman, son müşteriler için bu işi iyi yapanlarla kötü yapanların ayırt edilmesini sağlayacak mekanizmayı da kurmuş oluyorsunuz. Böylece bankasından memnun olduğu halde, bankanın yönettiği fonun performansından memnun olmayan müşteriler, başka bir ortamdaki fonları da gayet hızlı ve rahat bir şekilde kullanabilir hale geliyorlar. İnternet gibi güvenliğin sürekli tartışıldığı bir ortamda yer alan finansal işlemlerde güvenlik oldukça hassas bir konu. Hizmetlerinizin güvenliği konusunda neler söyleyebilirsiniz? Atabek: Biz güvenlik konusunda şirket politikası olarak tüm dünyada kabul gören güvenlik standartlarını kullanıyoruz. Hiçbir zaman kendi güvenliğimizi kendimiz sağlayacağız, demiyoruz. Dünyaca kabul edilmiş çözümleri kullanmayı tercih ediyoruz. Genel politikamız gereği burada da yeni bir şey denemiyor ve uluslar arası standartlardaki güvenlik sistemlerini kullanıyoruz. Mestçi: Zaten proje kapsamında kullanılan Microsoft teknolojileri kendi içlerinde dünya çapında kabul edilen ve kullanılagelen güvenlik mekanizmalarını içeriyor. Proje, bunun üzerine kurulmuş bir sistem olduğu için, güvenlik sistemini de beraberinde getiriyor. Metin Balcı: Bu süreçte iki farklı güvenlik unsuru var. Birincisi müşterinin kendi parasının durduğu yerdeki güvenlik. Bu noktada zaten her bankanın, aracı kurumun kendi güvenlik önlemleri bulunuyor. Bu önlemler genelde dijital imza üzerinde yoğunlaşıyor. İşin arka tarafında, fors sistemiyle kendi sistemlerinin, kendi server’larının konuşması düzeyinde yine dijital imza geçerli ki BizTalk’u tercih etme sebeplerimizden biri de bu. Ayrıca sanal özel ağ teknolojisi kullanıyoruz. Burada katılımcı sayısı belli olan, ne zaman nereden bağlanıldığı belli olan bir ağdan bahsettiğimiz için, sanal özel ağı da sunucular bazında etkinleştirdiğimiz zaman, güvenlikle ilgili sağlanabilecek her şeyi sağlamış oluyoruz. Datascope kurduğu stratejik iş birlikleriyle, iş ortaklıklarıyla ön plana çıkan bir firma. Hizmetlerinizde iş ortaklarınızı hangi kriterlere göre belirlediniz? Atabek: Dijital imza konusunda Globus Sign bizim için önemli bir iş ortağı. Bu konuda olmamakla beraber Kurumsal Yatırımcılar Derneği (KYD) ile sıkı bir iş birliği içerisindeyiz. Onlar için endeksler üretiyoruz. Fon kurucuları ve satıcıları da onların doğal üyesi zaten, KYD’nin böyle bir kurumsal kimliği, şemsiyesi de var. Onun dışında teknolojik olarak Ticaret.Net’in alt yapısını kullanıyoruz ama işin fikri tarafı tamamen içeride üretiliyor, kodlanıyor, yazılıyor. Balcı: Teknik olarak bizim bu iş planını layıkıyla uygulayabilmemiz için iki noktada iş birliğine ihtiyacımız vardı, birincisi güvenli mesajlaşma, ikincisi de entegrasyon. Kullanılan sistemler çok değişken olduğu için bunlarla entegrasyon büyük önem taşıyor. İkincisi de bu sistemin içindeki hiçbir mesajın kaybolmaması, mesaj yoğunluğu arttığı zaman da sistemlerin aynı performansla çalışması zorunluluğu. Yaptığımız testler sonucunda BizTalk bu iki noktada da tam desteği verdi. Microsoft’u seçme sebeplerimizden bir tanesinin bu iki noktada BizTalk ürünüyle bize verdiği destek olduğunu belirtmek isterim. Mestçi: Nüzhet Bey tevazu gösterip, Datascope’un zaten var olan bir konsept olduğunu söylemiş olsa da aslında bu bütün Avrupa’da yeni yeni gündeme gelen, projeler üretilerek devreye alınmaya çalışılan bir konsept. Böylesine bir iş planına sahip öncü bir firma ile beraber çalışma fırsatını biz de kaçırmadık. Bu sebepten dolayı daha önce de beraber çalıştığımız Datascope’la bu projede teknolojimizi paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sitenizde fonmarket.com’un işlevi objektif ve güvenilir rakam, bilgi, analiz ve yorum sunmak olarak tanımlanıyor. Kişisel risk analizinden eğitime, alternatifler arasında kıyaslamadan fon piyasasının değerlendirilmesine uzanan bir hizmet yelpazesine sahipsiniz. Bu hizmetlerinizin ayrıntıları hakkında bilgi verir misiniz? Burç San: Fonmarket.com’u tamamen bir yatırım fonu ihtisas sitesine dönüştürüyoruz. Yatırım fonuyla ilgili bilgi almak isteyen tüm kullanıcılar her türlü bilgiyi bu site aracılığıyla alabiliyorlar. Hatta burada hisse senedi bilgisi bile vermiyoruz. Çünkü o ayrı bir demografik yapı, yatırım fonuyla ilgilenenler hisse senedine de ilgi duyacak diye bir kavram yok. Hatta bazen tam tersi olabiliyor. Sitede bütün fonları dünyada standart haline gelmiş kriterlere göre derecelendiriyoruz, karşılaştırıyoruz. Bunun haricinde bir de yatırımcıyı bilgilendirme süreci var. Eğitimden kastımız da bu zaten. Sitede bir fon okulu hizmet veriyor. Çeşitli kademelerde derslerin yapıldığı bu okuldan mezun olan kullanıcılara sertifika ve küçük armağanlar veriyoruz. Kullanıcılar bu hizmetlerden yararlanabilmek için herhangi bir ücret de ödemiyorlar. Yatırımcıların her türlü fona en kolay biçimde ulaşmalarını ve bilgilenmelerini sağlayarak fon talebini artırmanın en önemli misyonlarınızdan biri olduğunu belirtiyorsunuz. Mobil cihazların gündemde olduğu bugünlerde İnternet dışındaki kanalları ne ölçüde hedefliyorsunuz? Atabek: Fonmarket ve Invescope’u göz önüne alıp, B2C alanında ileride neler yapılabilir diye düşünecek olursak ben mobil telefonun bugünkü haliyle web’e alternatif bir yapı olabileceğini düşünmüyorum. Bu zaten teslimat bakımından bizim başta söylediğimiz ürün konseptimize de çok uymuyor. Mobil telefon, bilgilendirme, analiz ve performans konularında zayıf, işlem konusunda ise belki aktif olabilir ki işlem de zaten bizim en kuvvetli olduğumuz alan. Dolayısıyla Invescope ve Fonmarket’in mobil cihazlara konsantre olması gerektiğini sanmıyorum. Çünkü bir insanın cep telefonuyla analiz yapıp, o anda bir karar alabilmesinin son derece güç olduğunu düşünüyorum. Fakat cep telefonuyla laptop entegre olabilirse, yani cep telefonları da laptop’lar kadar kolay kullanabilir hale gelirse, o zaman bu işe gireriz. Mestçi: İlk önce teknolojik alt yapının gerçekten bir hizmeti verebilecek yeterliliğe ulaşması lazım. Bugünkü GPRS teknolojisiyle bir yere kadar yeterli oluyor. Herkesin on-line olarak, yeterli bant genişliğiyle İnternete bağlanabilen bir cihazla dolaşabildiği günler geldiğinde ki o günler çok uzak değil, o zaman mobil cihazlardan da yararlanılacak. Datascope’un halihazırda kurduğu mekanizmalar zaten bu tür alt yapıları gerektiğinde rahatlıkla destekleyebilecek durumda. Tüm alt yapı Microsoft’un .Net vizyonu çerçevesinde oluşturuldu. .Net server ailesi ürünleri, hem mobil platformlara hem de ileride söz konusu olabilecek yeni platformlara gayet rahatlıkla açılabilecek özellikte. Finans sektörü çalkantılı günler yaşıyor, bu kriz ortamında hedeflerinizde ne kadar değişiklik oldu, hedefleriniz nelerdir? Atabek: Biz geçen yılı hiç yaşanmamış kabul ederek bu yıl 2001 yılıymış gibi işe başlıyoruz. Geçen yıl biri gelir, diğeri de yatırım olmak üzere iki tür hedefimiz vardı. Yatırım hedeflerinden hiç vazgeçmedik. Gelir hedeflerimizde ise beklentilerimize ulaşamadık. Fakat yatırım anlamında gerekenleri yaptığımız için fazla bir kaybımız olmadığını düşünüyorum. Invescope, Fonmarket, Fors, bütün ürünlerimiz şu anda deyim yerindeyse kendini kabul ettirmiş durumda. Bundan sonraki amaç, hedeflediğimiz büyüklüklere erişmek olmalı ki biz de bunun için çalışacağız. Bundan sonra ne platform seçimi, ne teknoloji seçimi yapacak, ne de bir üretim planlayacağız. Çünkü bunların hepsi yapıldı, her şey yerli yerinde çalıştırılıyor. O bakımdan geçen sene için biz çok büyüdük diyemiyoruz, zaten yatırım yapacaktık, yatırımlarımızı yaptık. |